OLVIDO Hoyrattir bu aksamustuler daima. Gun saltanatiyle gitti mi bir defa Yalnizligimizla doldurup her yeri Bir renk cigligi icinde bahcemizden, Bir el cikarmaya baslar bohcamizdan Lavanta cicegi kokan kederleri; Hoyrattir bu aksamustuler daima. Dalga dalga hucum edip pismanliklar Unutusun o tunc kapisini zorlar Ve ruh, atilan oklarla delik desik; Iste, dogdugun eski evdesin birden, Yolunu gozluyor lamba ve merdiven, Susmus ninnilerle gicirdiyor besik Ve cumle yitikler, magluplar, mahzunlar... Soylenmemis askin guzelligiyledir Kagitlarda yarim birakilmis siir; Insan, yagmur kokan bir sabaha karsi Hatirlar bir gun bir camI actigini, Duran bir bulutu, bir kus uctugunu, Co"ku"p peynir ekmek yedigi bir tasi... Butun bunlar askin guzelligiyledir. Asklar ucup gitmis olmali bir yazla Halay ceken kizlar misali kolkola. Ya sizler! ey gecmis zaman etekleri, Ihtiyar agacli, kuytu bahcelerden Ayisigi gibi suruklenip giden; Geceye birakip yorgun erkekleri Salinan etekler, fisiltiyla, nazla. Ebedi a^sigin donusunu bekler Yalan yeminlerin tanigi cicekler Artik olmayacak baharlar icinde. Ey, omrun en guzel turkusu aldanis! Aldan, gelmis olsa bile u"mitsiz kis; Her garipsi ayak izi kar icinde Donmeyen a^sigin serptigi cicekler. Ya sen! ey sen! esen dallar arasindan Bir parilti gibi gorunup kaybolan Ne istersin benden aksam saatinde? Bir gulusu olsun gorulmemis kadin, Nasil o"lu"msu"zsu"n aynasinda askin; Ey unutus! kapat artik pencereni, Coktan derinligine cekmis deniz beni; Cikmaz artik sular altindan o dunya. Bir duman yukseli gibidir kederden Macerasi coktan bitmis o seylerden. Amansiz gecenle yayil dort yanima Ey unutus! kurtar bu gamlardan beni. Ahmet Muhip Diranas