dogunun sairleri iste dogu, ki sen ki sanki pirsultan ile baki efendiyi sirmali bir cigdemde birlestirerek rumeli kilan dize iste dogu, hil'ati guzun ne zaman giydiysek o kadar huzun ve agir, urkek ve beyaz bir sulune benzeyen ortumuzun kat kat altindaki sagir bir hirka gibi olumdur, dar gelir egnimize iste dogu, ki orda hersey kendini yineliyor batarak orda hersey batidan batiyor ve bir ayisigi dahil olup gulumsememize o dogu ki daim dusen bir yaprak yahut utangac bir yakut ile tartila tartila incelen sozun cikarir nakisini gozlerimize o dogu ki simyacisidir siyaseten katledilmis bir gulun yahut bir cilehaneye benzeyen yuzumuzun ve sevgili, gam sultanidir orda yani doguda, solgun bir melametle dogan buyuk boynu gecenin ve gunduzun ve sairlerki sevda askerleridir kizil bir kadife kadar magrur yahut bir $ayak kadar hircin ve vakur gonlumuzun Hilmi Yavuz.