Şiirin adı

1

Önce şiir vardı. Önce şiiri bildim. Önce şiiri-- çocuklukla çılgınlığın, ozanı da çocukla çılgının kardeşi bildim.

2

Şiirde yapıtın biriciklıgi var. ``Yapıtın çoğaltılabilirliği çağı''ndan çok önceki zamanlardan bu yana, ama en çok da o mağara duvarına çizilmiş resim benzeri, içinde bulunduğu bağlamı kendine göre hep yeniden yazıp-çizer, hep yeniden kurup-bozar şiir. Bunu meydan okuyuşuna kulak veren okuruyla, çocukla çılgının öteki kardeşiyle elele ya da karşı karsıya yapar ancak yapabilirse.

3

Bu kurup bozmanın öğeleri de imgeler işte: Şiirin söze, sözcüğe indirgenemez, ayrıştırılamaz öğeleri. Şiirin aşarak şiir olduğu kendisi.

4

İmge şiirin dünyamızı öptüğü -şöyle bir değip geçtiği- hem de kırdığı -öldürüp aştığı- uğrak. İmgenin gücü bu öpüşün şehvetinde -ki çocuktan bambaşka birşey sonunda doğan-, bu kırılışın verdiği acıda, bu kırılışla kopan çatırtıdadır. Şiir bağlamda sayfada durduğu gibi durmaz.

5

Olguculuğun (pozitivizm) artık bir hortlak olarak dolaşmaya başlamasından bu yana yalnızca beş duyuyla algılanabilir, beş duyuya indirgenebilir, hele hele tüketilebilir birşey almak olanaksızlaşmıştır imgeyi: Rimbaud korkunç görseldir, ama ancak körler Rimbaud'nun yalnızca görüntü olduğunu söyleyebilirler.

6

Öyleyse imgeyi aynalarla sonsuzca bölünmüş bir oylumda atılan bir ``salto mortale'' olarak düşleyebiliriz: Ses imgeyi yakalamak için atar ölüm taklasını, imge şiiri, okursa şiirde sanki kendi izdüşümünü yakalamak için atar. Ölümcül bir hesaplaşmadır bu; sonunda saltık metin (text) kırılır, önce yeryüzüne değdiği, bastığı yerden kırılır, metinlerarası (intertextual) alanda da konaklamaz artık, dolaysızca bütüncül bağlamda (context) konaklanır: Alımlanan şiir ekseninde birbirini kollayan iki çılgın kardeşin aynalı odayı tuzbuz ederek kurduğu yepyeni bir bağlam, yepyeni bir evrendir bu.

7

Anlaşıldığınca ölüm kendi üstüne katlanmanın ölümüdür. Bu ölümden, ölünün küllerinden en kıyıda yepyeni bir bilgi biçimi olarak şiir doğar. Şiir de ozan da okur da sirenleri aşmıştır artık. Aşmıştır kendini Odisseus, sonu olmayan yolunun daha başında.