DESTAN Durun kalabaliklar, bu cadde cikmaz sokak! Haykirsam, kollarimi makas gibi acarak: Durun, durun, bir dunya iniyor tepemizden, Catirtilar geliyor karanlik kubbemizden, Cekiyor tebe$irle yekun hattini afet; Alevler icinde ev, ust katinda ziyafet! Durum diye bir laf var, buyurun size durum; Bu toprak cirkef oldu, bu gokyuzu bodrum! Bir $ey koptu benden, $ey, Her$eyi tutan bir $ey. Benim adim bay Necip, babamin ki Fazil bey, Utanirdi burnunu gostermekten sutninem, Kizimin gosterdigi, kefen bezine mahrem. Ey tepetaklak ehram, ba$i ustunde bina; Evde cinayet, tramvay arabasinda zina! Bir kitap sarayinin bin dolusu iskambil; Barajlar yikan $arap, sebil ustune sebil! Ve ferman, kumardaki dort kralin buyrugu: Ba$kentler haritasi, yerde sarho$ kusmugu! Gecenler gecti seni, uctu pabucun dama, Catla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma! Ottur yem borusunu ottur, ottur, borazan! Bitpazarinda sattik, kalkamaz artik kazan! Allah'in on pulunu bekleye dursun on kul; Bir ki$iye tam dokuz, dokuz ki$iye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara $ah olsa; Ya$asin, kefenimin kefili karaborsa! Kubur faresi hayat, meselesiz, gerceksiz; Heykel destek ustunde, benim ruhum desteksiz. Siyaset kavas, ilim kole, sanat ihtilac; Serbest, verem ve sitma; mahpus, gumrukte ilac. Bulbullere emir var: Lisan ogren vakvaktan; Bahset tarih, baligin tirmandigi kavaktan! Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde; Tartilan vatana bak, dalkavuk kefesinde! Mezarda kan terliyor babamin iskeleti; Ne yaptik, ne yaptilar mukaddes emaneti? Ah! kucuk hokkabazlik, sefil aynali dolap; Bir $apka, bir eldiven, bir maymun ve inkIlap! Necip Fazil (1947)